Küçük Efe sabah uyanır uyanmaz annesinin atölyesine koştu. Çünkü bugün büyük gündü: annesi ilk defa su kabağından “civciv anahtarlıklar” yapıp satacaktı. Anneden daha heyecanlı olan Efe, pijamalarıyla kapıyı açtı.Gözleri masada dizili minik kabaklara takılınca hızla koştu: “Vaaaay! Bunlar yumurta mı?” Annesi gülerek,“Yumurta olsa çoktan kırılırdı senin sesinden,” dedi. Efe ciddi ciddi kabaklardan birini kulağına dayadı:“Cik… cik… geliyor mu ses?” Anne …
Daha Fazlasını Oku »Hikayelerle Su Kabağı
Su Kabağı Pengueni
Küçük Ömer, annesinin atölyesindeki masaya yayılan talaş kokusuna alışkındı. Okuldan her geldiğinde annesini su kabaklarını eline almış, minik bıçaklarla oyarken bulurdu. Ama o gün masanın üzerinde alıştığı lambalar yoktu. Yerine avuç içi kadar minik su kabakları dizilmişti. “Anne, bunlar çok küçük!” dedi şaşkınlıkla. Annesi yorgun bir tebessümle,“Bu kez anahtarlık yapıyorum oğlum,” dedi. “Penguen şekli vereceğim.” Ömer kulağını yaklaştırıp dinledi. Minik …
Daha Fazlasını Oku »Su Kabuğundaki Işık
Neriman her sabah gün ışığıyla uyanırdı. Atölyesi evin arka bahçesindeydi; küçük, sessiz ve talaş kokulu. Raflarda sıra sıra dizilmiş su kabakları, sanki sahibinin eline kavuşmayı bekler gibi dururdu. Neriman yıllardır su kabağından lambalar yapıyordu. Her bir kabuğu oyarken, içine bir parça duygusunu, yaşadıklarını, umutlarını bırakırdı. Ama son bir yıldır işlerine başka bir hüzün sinmişti. Çünkü kocası Ahmet’i kaybetmişti. Onunla birlikte …
Daha Fazlasını Oku »Su Kabağındaki Melek
Küçük Mert o akşam annesinin atölyesine gizlice girdi. Kapının ardında zımparanın hışırtısı, metalle kabuğun hafif tıkırtısı duyuluyordu. Raflarda sıra sıra duran su kabakları, sanki uyuyan masal kahramanları gibiydi. Annesi başını kaldırdı, yorgun ama sıcak bir gülümsemeyle,“Uyumadın mı hala?” diye sordu. Mert içeri süzüldü, annesinin dizine yaslandı. Atölyenin tek ışığı, ortaya konmuş büyük bir su kabağını aydınlatıyordu. Üzerine çizilmiş kanatlar dikkat …
Daha Fazlasını Oku »Su Kabağı Işığı
Elif, her akşam annesinin atölyesine gizlice süzülürdü. Küçük odanın raflarında asılı su kabağı lambaları gecenin karanlığında loş ışıklar saçardı; deliklerinden duvara dökülen desenler yıldızlar gibi titreşirdi. Annesi ince bir zımpara ile elindeki kabağı parlatırken saate bakmaz, elleri yorulana kadar çalışırdı. Çünkü geçimlerini bu lambaları satarak sağlıyorlardı. Bir gece Elif yanına sokuldu.“Anne, bana da bir lamba yapar mısın?” diye sordu usulca. …
Daha Fazlasını Oku »Su Kabağı Lambası
Küçük Ali, annesinin atölyesine sızan sıcak ışığı görünce merakla kapıya yaklaştı. Annesi her akşam işten sonra oturur, bir köşede sessizce su kabağı oyardı. Ali çoğu zaman annesinin gözlerinin altında beliren yorgunluk çizgilerini fark ederdi ama annesi hep gülümserdi. O gece annesi, yeni aldığı büyük bir su kabağını masaya koymuş, ince ince delikler açıyordu. Ali sessizce yaklaşıp izledi. “Anne, ne yapıyorsun?” …
Daha Fazlasını Oku »